Su

Faaliyetlerimizde yılda 15 milyon m³’ten daha fazla su kullanıyoruz. Ancak bu miktar, su konusundaki toplam ayak izimizin sadece % 1’ini oluşturuyor. Geri kalan % 99’u değer zincirimizin geri kalanında kullanılan sudan kaynaklanıyor. Suyla ilgili toplam etkimizi azaltabilmek için tedarikçilerimizin ve tüketicilerin tükettiği suyu da azaltmanın yollarını aramamız gerekiyor.

Sudaki ayak izimiz

Sudaki ayak izimizi ve bu alanda en fazla etki yaptığımız noktaları daha iyi anlayabilmek için şirket dışından uzmanlarla yürüttüğümüz çalışmalar sonucunda suda ürünlerimizden kaynaklanan toplam ayak izimizin tahmini olarak 1.540 m³ olduğunu belirledik. Ürünlerimiz için kullandığımız ham maddelerin üretimi bu alandaki ayak izimizin çok büyük bir bölümünü oluşturuyor. İkinci sırada ise tüketicilerin ürünlerimizi kullanımı yer alıyor. Yaptığımız üst düzeyli değerlendirme, değer zincirimizdeki su tüketimini daha net bir şekilde belirlemek için hangi alanları araştırmamız gerektiğini görmemizde bize yardımcı oldu. Bu alanlar, bazı ürünlerimizde kullanılan süt, malt, buğday ve glikoz tedarik zincirlerinde tüketilen su ile diş macunumuzu kullanan tüketicilerin harcadığı suyu kapsıyor. Aynı zamanda su kullanımımızın dünyanın nerelerinde çevre ve toplumlar yüksek bir etkisi olduğunu da anlamaya başlıyoruz. Bu analiz, değer zincirimizdeki su etkisini 2020 itibarı ile % 20 azaltmak yönündeki taahhüdümüzü yerine getirecek etkin programlar hazırlamamıza yardımcı olacak. Örneğin tüketici kullanımından kaynaklanan su tüketimine karşı diş macunu markalarımız üzerinden İtalya, Porto Rico ve Birleşik Krallık’ta “Musluğu Kapa” kampanyaları başlattık. Bu kampanyalarda insanları dişlerini fırçalarken daha az su tüketmeye teşvik ediyoruz.

Su kullanımını azaltıyoruz

Nerede su tasarrufu yapabileceğimizi ve potansiyel riskleri nasıl önleyeceğimizi belirlemek için her yıl Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi’nin Global Su Aracı’nı kullanarak üst düzeyli bir değerlendirme yapıyoruz.Suyun yüksek hacimli kullanıldığı, tüketiminin attığı ve zor bulunduğu yerlerde su tasarrufu yapacak fırsatları bulmamızı sağlayan sistemli bir yaklaşım geliştirdik. 2012’de Pakistan ve Kenya’da, 2013’te ise Birleşik Krallık ve Hindistan’da geliştirme programları başlattık. Bunların sonuçlarını görmeye başlıyoruz.

Şirket dışında kazandığımız takdir ve ortaklıklarımız

Su sıkıntısı, su kalitesi, düzenleme riskleri gibi konularda harekete geçmek ve topluluklar üzerindeki potansiyel etkileri azaltmak için STK’larla birlikte çalışıyoruz. Bu yaklaşımımız, şirketlerin sürdürülebilir su uygulamaları benimsemelerine yardımcı olmayı amaçlayan BM CEO Su Yetkisi (UN CEO Water Mandate) sözleşmesine 2009 yılında imza atarak bulunduğumuz taahhütlerin bir devamıdır.